Doğru Sandığımız Diyet Efsaneleri

Diyet konusu açıldığında, hemen hemen herkesin zayıflama ya da kilo alma ile ilgili kesinlikle bir fikri vardır. Hatta bazı kimseler uzman kesilir adeta bu konuda. Hiçbir bilimselliği-evrenselliği olmayan kulaktan dolma bilgileri kesin hükümlerle konuşup, bir çok kişide kafa karışıklığına sebep olurlar. Vücuttaki hemen hemen bütün rahatsızlıkların temelinde kötü ve düzensiz beslenmenin yer aldığını hepimiz biliyoruz. Yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme ile hareketli bir yaşam tarzını benimseyerek bir çok hastalığı yenebilir hatta önleyebiliriz. Bu nedenle  beslenme konusu,  işin uzmanı olmayan kişilerin verdiği önerilerin insifiyatifine bırakılacak kadar basit bir konu değildir. Beslenme bilimi, hemen hemen herkesin ilgisinin olduğu bir bölüm. Bu nedenle her daim trend olan bir alan. Tabi ki de bu alanda çok fazla bilgi kirliliği mevcut ve insanların çok kafası karışmakta. Ben bu konuya biraz aydınlık getirmek amacıyla kafa karışıklığı yapan birkaç diyet efsanesinden bahsetmek istiyorum. Yalnızca dikkat! Bunlar gerçek DEĞİL! EFSAAANEE!

Sadece spor yaparak zayıflarım!

Bu çok klişeleşmiş bir inanış aslında. Fakat üzülerek belirtmeliyim ki, yeterli ve dengeli beslenilmediği sürece ne kadar spor yaparsak yapalım sağlıklı bir kilo kaybı söz konusu olmayacaktır. Sağlıklı kilo vermekten kastım sadece tartıda ağırlığımızın eksilmesi DEĞİL, ne kadar YAĞ KAYBEDİYORUZ, KAS KİTLEMİZİ KORUYABİLİYOR MUYUZ .  Asıl önemli olan bu. Yeterli ve dengeli miktarlarda sağlıklı karbonhidrat ve kaliteli protein tüketilmediği zaman  vücutta kas kayıpları da meydana gelir.  Vücutta 1 gram kas yıkımı söz konusu olduğunda, ortalama 3-4 gram su kaybı da meydana gelir. Yani 1 kg kas kaybı demek, vücuttan hemen hemen  5 kilonun gitmesi demek. Tartıda gördüğümüz –5 kilo sağlıklı bir zayıflama olmamış oluyor yani. Bununla birlikte dengeli bir beslenme şekli ve düzenli fiziksel aktivitenin birlikte olması, vücutta mucizeler yapabilir.

Karbonhidratı kesersem zayıflarım!

Diyetisyeninize de danışarak adım adım hedefler belirleyin. Örneğin; şu tarihe kadar şu kadar kilo vereceğim gibi. O hedefe odaklanın ve o kiloyu verene kadar diyetinize uyun ve sonra sevdiğiniz bir kaçamak ekleyin.

Diyette en çok inanılan efsanelerden biridir. Hatta zayıflama kararı almış, diyete yeni başlayan danışanlarımdan  en sık duyduğum cümle; “Hocam ekmeği  kestim” oluyor. Fakat bu kesinlikle doğru bir şey değil. Sağlıklı bir şekilde kilo kaybı sağlamak için yani sadece yağ yakmak istiyorsak beslenmeyle aldığımız karbonhidrat, protein ve yağ yeterli ve dengeli olmalı. Aksi taktirde eksilen kilolarımız sadece yağ değil, büyük çoğunluğu kas dokusu ve vücut suyu olacaktır. Bu durum hem karaciğer ve böbrekler için hem de genel sağlığımız için çok tehlikelidir. Biçimsiz bir kilo kaybı meydana gelir. Deride sarkma ve kırışıklıklar daha çok böyle durumlarda meydana gelmektedir.

Öğün atlarsam zayıflarım!

öğün atlarsam kilo verebilir miyim?

Bu  yöntem de en sık uygulanan efsanelerden biridir. Fakat boşu boşuna uzun saatler aç kalıp, kendinize  eziyet ediyorsunuz. Bedenimiz 4-5 saattten daha uzun süre aç kaldığı zaman metabolizmamız savunma olarak   depolama modunda çalışmaya başlıyor. Yediğimiz besinlerden aldığımız enerjiyi, minumum seviyelerde harcayıp daha çok depolamaya çalışıyor. Bu durumda siz az yiyor bile olsanız kilo artışıyla karşı karşıya kalırsınız.

Akşam 7 den sonra asla yemezsem zayıflarım!

Akşam 7 den sonra yemezsem zayıflar mıyım?

Burada aslında önemli olan konu; sizin biyolojik saatiniz, çalışıyorsanız çalışma saatleriniz ve saat kaçlarda uyuduğunuzdur. Gece çalışan biriyle sabah erken saatlerde işe başlayan ya da öğlen saatlerinde kahvaltısını yapan birinin yemek saatleri aynı olmaz. Mesela gece saat 2’lere 3’lere kadar uyumayan biri akşam 7 deki yemekle o saatlere kadar duramaz, illaki açlık atakları oluşacaktır. Bu nedenle kişinin yaşam şekline göre yemek saatleri de değişkenlik gösterebilir. Basitçe bir öneride bulunmak gerekirse uyumadan en az 3 saat önce yemeyi bırakınız.

Light ürünlerden sınırsızca yiyebilirim!

Bu konu da kafalarda çok soru işareti bırakabiliyor. “LİGHT” ibaresi olan ürünler tamamen kalorisiz ve çok sağlıklı ürünlermiş gibi bir algı oluşmamalı kafamızda. Çünkü onların da kalorisi var ve paketli ürün oldukları için hem katkı maddeleri hem de tatlandırıcı içerebiliyorlar.  Amacımız mümkün olduğunca doğal, organik ve dengeli beslenmek olmalı.

Yağlar kilo aldırır!

Antioksidanlar ve e vitamini açısından zengin bir besin olmasıyla kanserden korur.

En çok korkulan besin grubudur, yağ grubu. Kısmen doğru tabi ki de. 1 gram yağ 9 kalori enerji veriyor vücuda. Bu nedenle de günlük tükettiğimiz yağ ve yağ yerine geçen besinlerimiz ve yağın cinsi önemli. Günlük beslenmemizde ne kadar yağ tükettiğimiz ve hangi yağlardan yediğimiz çok önemli. Zira zayıflama diyetlerinde bile SAĞLIKLI YAĞLAR YEMEDEN YAĞ YAKAMAYIZ. Sağlıklı yağ olarak zeytin yağı, zeytin, kavrulmamış ceviz-badem-fındık-fıstık-kaju-kabak çekirdeği-çiğdem gibi besinler ve bunların yağlarını sayabiliriz. Ayrıca omega 3’ün temel kaynağı yağlı balık tüketimi de bedenin genel sağlığı için çok önemlidir. Özetle fazlası da zarar, azı da . Önemli olan “DENGE” dir.

Kalori hesabı yaparsam zayıflarım!

kalori sayarsam zayıflar mıyım?

Bir besinin kalorisinden çok daha önemli olan şey, o besinin besleyici değeridir. Yani günlük almamız gereken belirli bir kalori değeri var ama biz bu kaloriyi neler tüketerek alıyoruz? Tükettiğimiz besinler ne kadar sağlıklı ve besleyici? Mesela 1 meyve ile aynı kaloride olan 1 bardak kola içtiğinizde, aynı kaloride olmasına rağmen vücutta aynı etkiyi mi yapar? Tabi ki de hayır. Günlük almamız gereken kaloriyi, sağlıklı besinlerle aldığımız zaman, hem vücudun besin ögesi ihtiyaçlarını karşılamış hem de düşük kaloriyle bile inanılmaz bir şekilde uzun saatler tok kalabiliriz.

Leave comment