Beslenmenizde Birkaç Püf Noktaya Dikkat Ederek İnsülin Direncini Yenebilirsiniz!

İnsülin, kan şekerine etki eden bir hormondur. Kandaki glikoz(şeker) düzeyi yükseldiğinde pankreas birkaç dakika içinde otomatik olarak uyarılır ve insülin hormonu salgılar. İnsülin, hedef hücrelere giderek kandaki şekerin hücre içine alınmasını sağlar. Bu sayede kandaki şeker seviyesini düşürmüş olur.

İnsülinin hormonunun etkisi, hücrelerin yüzeyindeki insüline spesifik reseptörlere bağlanması ile başlar. İnsülün seviyesi kanda sürekli yüksek olduğunda, insülin reseptörleri azalır ve insülinin reseptörlere bağlanma oranı düşer. Bu nedenle  belirli bir süre sonra insülin, görevini yapamaz hale gelir. Bu duruma insülin direnci denir.

İnsülin hormonu, depolayıcı bir hormondur. Yani kanda insülin seviyesinin yüksek olması, yağlanmanın artmasına sebep olur. İnsülin direnci yüksek olan bireylerde, hızlı kilo alımının sebebi budur. Bununla birlikte yağ doku, özellikle karında, iç organlar etrafında arttığı için diyabet riski artar.

İnsülin hormonu, depolayıcı bir hormondur. Yani kanda insülin seviyesinin yüksek olması, yağlanmanın artmasına sebep olur. İnsülin direnci yüksek olan bireylerde, hızlı kilo alımının sebebi budur. Bununla birlikte yağ doku, özellikle karında, iç organlar etrafında arttığı için diyabet riski artar.

İnsülin direnci olan bireylerin zor kilo verdiği doğrudur ama kilo verdikçe de insülin direnci azalmaya başlar. Bu durumda tedavi ilerledikçe kilo verme hızı da artar.

İnsülin direncinin en sık görülen belirtileri;

Yemeklerden sonra uyuklama

Uyku basması

Yorgunluk, halsizlik

Hızlı kilo alma

Zor kilo verme

Gün içinde acıkma ataklarının olması

Tatlıya düşkünlük

Terleme

Göbek çevresi yağlanmanın artması

İnsülin direnci, beslenme şeklinin düzenlenmesi ile tedavi edilebilir. Özellikle glisemik indeksi düşük beslenme, tedaviyi oldukça kolaylaştırmaktadır.

Glisemik indeks basitçe , tüketildiğinde kan şekerini hızlı yükselten besinler yüksek glisemik indeksli, yavaş yükseltenler ise düşük glisemik indeksli besin olarak tanımlanır.

Düşük glisemik indeksli besinler; tam tahıllar, baklagiller, kuruyemişler, sebze ve meyvelerin çoğu ,süt ve süt ürünleridir.

Orta glisemik indeksli gıdalar ise şeker oranı fazla olan meyveler (ananas, papaya, muz),esmer pirinç, şeker kamışı, dondurmadır.

Glisemik indeksi yüksek besinler, tedavi sürecinde çok dikkatli tüketilmelidir. Bu besinlere örnek; beyaz şeker, beyaz ekmek, patates, pirinç, kekler, poğaçalar, pastalar, patates, işlenmiş meyve suları, karpuz , olgun muz, mısır cipsi ve  mısır gevreğidir.

Tedavi sürecinde yapabileceğiniz pratik öneriler;

*Haftada 2-3 kez kurubaklagil yemeği tüketmek,

*Günde en az 5 porsyon meyve ve sebze tüketmek,

*Pirinç pilavı yerine bulgur tercih etmek,

*Tam taneli tahıl ürünleri (bulgur, tam buğday, tam tahıl ekmekleri) tercih edilebilir, lif oranı yüksek besinlerden zengin beslenmek çok çok önemli.

*Meyve suyu yerine meyvenin kendisini tercih etmek,

*Her gün en az 45-60 dakika orta-yüksek tempoda yürüyüşler yapmak, insülin direncini düşürmek için son derece etkilidir.

*Her gün en az 45-60 dakika orta-yüksek tempoda yürüyüşler yapmak, insülin direncini düşürmek için son derece etkilidir.

*Omega 3 yağından zengin beslenmenin, insülin direncini düşürdüğü bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu nedenle, haftada 2-3 kere balık tüketmeye ve salatalara omega 3 ün bikkisel kaynakları olan semizotu, keten tohumu ve ceviz gibi besinlerden eklemeye özen gösteriniz.

Omega 3 yağından zengin beslenmenin, insülin direncini düşürdüğü bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.

*Çorba ve salatalarınıza sirke ve limon eleyerek glisemik indeksini düşürebilirsiniz.

*Kızartma yöntemiyle yapılan yiyeceklerden ve işlenlenmiş etlerden(tüm şarküteri ürünleri) uzak durulmalıdır.

Sağlıklı yaşam dileklerimle…

Leave comment